KÖRFEZ
Seçiniz...
KOY
Seçiniz...
MARİNA
Seçiniz...

FOÇA

Fok Balıklarının Diyarı

Haber & Fotoğralar:Levent ÇELMEN
Haber Tarihi:24-02-2018 14:22
Son Güncellenme Tarihi:25-02-2018 14:22

Değerli okurlarımız Akdeniz Foklarının bile yaşam alanı olarak seçtikleri Foça, benim de çok sevdiğim ve  sıklıkla ziyaret ettiğim yerlerin başında gelir.

   

Yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da giderim Foça’ya.

   

Genelde hafta sonları bir hayli kalabalık olur. İzmir ve Manisa’ya yakın olması etkendir bu durumda.

Günübirlik gezmeye gelenlerden bazıları küçük teknelerini araçlarının arkasına takıp balık avlamaya gelirler...

   

Genelde sakinliği, denizinin temizliği, tarihi alanları, balığı, siren kayalıkları ve doğal güzelliği ile tanınır.

   

Şans bu ya, sahip olduğum teknelerden ilkini burada sattım. İkincisini ve üçüncüsünü de burada aldım.

Tanrıya şükür üçüncü ve son teknem bana yetip artıyor hemde çekim için gittiğim de yine satılık bir tekneye rastlamadım.

   

Ama çekimleri tamamlayıp İzmir’e dönüp, yazı için bilgisayarın başına geçtiğimde bir dostumdan Foça’da satılık, hem de çok sevdiğim bir model teknenin satış ilanını bana iletilmez mi, görüşüm için.

Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu Foça benim deniz yaşamımda başka bir yere sahip galiba.

   

Foça’yı günlük güneşlik günlerde olduğu gibi çok nadirde olsa karlı bir günde de görüntüleme şansına sahip oldum.

Balıkçıların ağlarıyla ilgilenmeleri, balık halindeki hareketlilik, kar tanelerinin nazlı nazlı kayıkların üstündeki yerlerini almaları, doyumsuz görüntüler.

   

Eski, korunmuş hatta restore edilmiş yapılar ana noktaları Foça’nın. Foça’yı Foça yapan mihenk taşları.

   

Denizin içine kadar giren kalesi, balıkçı barınağı her açıdan farklı görüntüler sunuyor bizlere.

   

Yaz aylarında denizde yaşam daha da hareketli oluyor doğal olarak. Tatil köyleri önlerindeki yelkenliler, sörfler, balık tutanlar.

   

Denizde yaz kış Foça Yelken İhtisas Kulübü sporcularının antrenmanlarına tanık olmanız mümkün.

Foça’ya yaz aylarında İzmir-Foça vapur seferleri de yapılmakta.

Bu güzel belde ile ilgili olarak anlatacaklarımı burada yaşamlarını sürdürenlerle devam ettirelim isterseniz.

   

İlk olarak amatör teknelerin bağlandığı Büyük Liman mevkiine gidiyoruz. Kış yaz bu rıhtımda bir çok tekne bağlı.

Ne yazık ki kapasite kısıtlı ve bir türlü arttırmak için çaba yok.  Hemen karşısında da büyük balıkçı barınağı var.

   

Büyük Liman da bizi yaz kış teknesinde yaşayan Melih Özatalay karşılıyor.

Amatör denizci, amatör tekne imalatçısı. Ama ondan önce pasarella başında bizi karşılayan köpeği ”Kaptan”.

MELİH ÖZATALAY

“Manisalıyım, çocukluğum Foça’da geçti. Çalışma hayatımı bitirdikten sonra da Foça’ya yerleşmeye karar verdim.

Foça denizle iç içe girmiş, denizle yaşayan  bir belde. Seneler önce 10 metre boyundaki teknemi burada imal ettim. Daha sonra 43 feet bir tekne aldım ve yoğun bir şekilde denizdeyim. Son olarak 50 feet bir tekne aldım ve kış yaz onda yaşıyorum. Yaz aylarım uzun turlarla geçiyor. Kışın büyük limandaki Fok Marinada kalıyorum.

Tekne ortamı bana daha sıcak geliyor, ısınmak kolay. Evdeki konfor burada da mevcut. Tekneyle kaldığım mevki batı hariç her havaya kapalı. Ancak senede 4-5 defa batının kuvvetli etkisi görülüyor. Böyle günlerde tedbiri elden bırakmıyoruz. Dalgalar içeri giriyor, rüzgar tekneleri bordadan görüyor ve denizler yükseliyor. Bizde tekneleri rıhtımdan biraz açıyoruz.

   

Bu kadar dolaşma imkanım varken, neden Foça?

Foça yaz ve kış arasında yaşam açısından farklılık göstermeyen bir yer. Yaşam değişmeden devam ediyor. Foça’da olmaktan mutluyum. Mutlu olmadığım tek şey; yeni uygulamalarla beldede sağlık imkanları kışın yaza göre azalması.”

   

Hemen ayni rıhtımda yılların yelkencisi Altan Yalman İbrikoğlu ile buluşuyoruz.

Kayığını kontrol ediyor. Kendisini  Ege Açık Deniz Yat Kulübü yarışlarından tanıyor, takip ediyoruz.

Yarıştığı teknenin dümeninde ve çok hırslı. Yapılan brifinglerde, komiteyi zorlayan, diğer yarışanların belki de bilmediği soruları ile dikkatimizi çekmişti.

Foça’da yaşamını denizle iç içe sürdürüyor.

ALTAN YALMAN İBRİKOĞLU

“1960 yılında Göztepe’de yelkenciliğe başladım. 1973 yılında Kuşadası’na yerleştim. Kuşadası o zamanlar ayni Foça gibiydi. Her şey sıcak samimi, yetecek büyüklükte. Ama yapılaşma Kuşadası’nı hızla bozdu. Bir şehir haline gelince 2002 yılında oradan ayrılıp, Foça’ya geldim.

Zaman, burayı Türkiye’nin bir çok yeri gibi bozamıyor.

Sit alanı olması, askeriye, sanayi kuruluşlarının olmaması ve kontrollü inşaat Foça’yı koruyor.

Genelde denizi seven denizle şu veya bu şekilde ilgilenen kişiler geliyor buraya ve yaşama uyum sağlıyorlar.

5.75 metre boyunda bir yelkenlim var. Onunla hem yelken yapıyor, hem de balık tutuyorum. Eski denizci arkadaşlarımla çok güzel günler geçiriyoruz.

Uzun yıllar yarıştım, hala da yatlarda yarışmaktayım. Bu sebeple dünyanın bir çok yerini görme, oralarda

yarışma imkanını buldum. 

   

Tüm bunları gördükten sonra, Foça’nın deniz açısından yelkenciliğe uygun, dünyanın en güzel 10 yerinden biri olduğunu ifade edebilirim. Ayni gün içinde farklı antrenmanlar yapabilecek mevkileri mevcut. Rüzgarıyla, dalgalarıyla farklılıklar oluşturuyor.

İzmir ve Manisa’ya çok yakın. Dışardan gelinse bile konaklama imkanları uygun bir yer. Foça’da yelkenciliğin daha da iyi olması, ileri gitmesi gerekiyor, çünkü şartlar buna uygun.”

   

Altan hocamız yelken dedi de yelken kulübüne gitmez miyiz? Bulunduğumuz rıhtımın hemen karşısında, balıkçı barınağının yanında. Mükemmel taş evlerin yanından geçerek gidiyoruz kulübe.

   

Antrenmana her havada minicik çocuklar, gençler. İçlerinden sporcu Kemal Metin ile söyleşiyoruz vaktini almadan. Sonra da koy içinde ki antrenmanlarından bir iki kare alıyoruz. Hem de oltacılarla yan yana.

KEMAL METİN

“Foçalıyım, denizin kenarında oturuyoruz. Basketbol oynarken, denizde antrenman yapan tekneleri görüyordum. Bir çok arkadaşım gibi ben de yelken sporu ile ilgilenmeye karar verdim. 3 yıldır Foça Yelken İhtisas Kulübü bünyesine yelken yapıyorum. Ayni zamanda yarışlara da katılıyorum. Kış aylarında tahsilimi yatılı olarak İzmir’de sürdürüyorum. Hafta sonları Foça’ya gelip antrenmanlara iştirak ediyorum.

Foça yelken sporu ve yaşam anlamda çok güzel bir yer. Burada yaşamaktan  mutluyum.”

   

Yelkenciler, oltacılar derken Foça Belediyesinin sanat merkezine düşüyor yolumuz. Bir çok sanatçı yaşamlarını sürdürmek için Foça’yı tercih etmiş. Bu merkezde resim çalışmalarını sürdüren her yaştan sanatsever var. Başlarında Ayşe İncrlioğlu’na sorduk sorularımızı.

AYŞE İNCİRLİOĞLU

“Ankara, İstanbul ve İzmir şehirlerinde yaşadım. Ankara’dan emekli olduktan sonra Foça’ya yerleştim. Burası asla bozulmayacak bir yer. Sakin yaşam var. Güzel sanatlar mezunuyum. Buraya gelince de resimle ilgilenmeye devam ettim. Belediye bünyesindeki bu merkezde resim çalışmaları yapıyoruz.

Resme meraklı, ilgi duyan belde yaşayanları ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yılın on ayında eğitim ve üretim faaliyetlerimiz var. Temmuz ve Ağustos aylarında kale de sergilerimiz oluyor. Foça’da olmaktan, yaşamaktan mutluyum.”

   

Ardından bir balıkçı ile buluşmamız gerek. Balık durumunu da öğrenelim bu denizlerin.  Küçük balıkçı teknelerinin, balıkhanenin, bir birinden güzel restoranın bulunduğu Küçük Liman’a gidiyoruz. Profesyonel balıkçı Arman Koçoğulları ile teknelerin yanında buluşuyoruz.

   

Onunla balık malzemeleri sattığı dükkanında söyleşeceğiz. Armağan kaptan iki gecedir denizde olduğunu bir tek balık bile tutamadığını söyleyerek ilerliyor yolda. “Nereye kayboldu bu balıklar?” diye mırıldanıyor.

ARMAĞAN KOÇOĞULLARI

“İzmir Alaybeyliyim. 1965 yılından beri Foça’ya gelirim. Beni bakirliği, havası, suyu, insanları cezbeder.

20 yıldır profesyonel olarak balıkçılık yapıyorum. Foça denizleri balıkçılık açısından mükemmel.

Foça denizleri bir cennet olduğu kadar zaman zaman cehennemi de yaşatmakta. Yasak ve bilinçsiz avlanma, gırgırcıların kapasite üstündeki kıyımları, avlanmanın kontrol edilememesi en büyük sorunlar.

   

Bunlar olmasa Türkiye suları daha 2 Türkiye’yi besler. Bizler bu koşullarda kendi yağımızla kavruluyoruz. Foça sularında zamana göre, Palamut, Torik, Kefal, İstavrit, Kupe, Çipura, Milanur, Dil, Karides, Kalamar ve Sübye çıkar.”

   

Armağan Kaptana rastgele değip, merkezde Sedat Temelli ile buluşuyorum. Seneler önce buraya yerleşmiş, çocuk yaştan beri denizci. Kendisi ile Bodrum Açık Deniz Yelken Kulübü yarışlarında birlikte oluyoruz son senelerde. Hakemlik yapıyor.

SEDAT TEMELLİ

“Atmışlı yıllarda Karşıyaka Yelken Kulübünde yelken sporuna başladım, bu günlere kadar sürdürdüm. Şimdi hakemlik, antrenörlük ve yat eğitmenliği yapıyorum.

Bundan 24 sene önce bir kalp ameliyatı geçirdim.

Sağlığım açısından, sakin,  havası temiz, iyodu olan bir yer gerekiyordu. 

Bu sebeple hemen Foça’ya yerleştim ve  o günden beri yaz-kış burada yaşamaktayım.

Burada da rahat durmadım ve Foça Yelken Kulübünü kurduk. Kasaba derneği olmasına rağmen çok başarılı bir kulüp oldu,  olimpiyat sporcuları bile yetiştirdi. Başarısı halen devam etmekte.

Boş vakitlerimde küçük ahşap teknemle amatör balıkçılık yapıyorum.

Foça çok güzel bir yer. Mavi bayrağı olan mükemmel bir yer ama yerel yönetim burayı biraz saklıyor, yoğunluğu mümkün olduğunca engelliyor. Bu yaşayanlar olarak bizim de işimize gelmekte.

İzmir’e yakın, balıkçılığın merkezi olabilecek konumda bir yer. Su ürünleri kooperatifine tarım bakanlığı tarafından bir barınak yapıldı. Buraya özel teknelerde barınağa ekonomik katkı sağlamak koşuluyla bağlanıyor. Ama ben buranın güzel işletildiğini söyleyemem.

Teknelerin asıl bağlandığı rıhtımı İzmir Büyükşehir Belediyesi işletiyor. Bağlanan tekneler işgaliye adı altında bir bağlama parası veriyorlar. Elektrik su var ama batı estiği günlerde güvenli olmuyor. Ücretlerde marina kadar neredeyse. Güvenlikte sağlanmaya çalışılıyor ama ne kadar.

Batı havalarda herkesin teknesini koruması gerekiyor.

Ilıman bir havası var Foça’nın, deniz kenarında olduğundan rutubet olabiliyor. Burada mutlu bir şekilde yaşıyoruz.”

   

İşte böyle efsane belde Foça. Denizcilerin beldesinden kopmak zor ve buruk bir şekilde ayrılıyoruz. Bakalım bir daha ki buluşmamız ne zaman?

   

Kalın Sağlıcakla.