KÖRFEZ
Seçiniz...
KOY
Seçiniz...
MARİNA
Seçiniz...

KEKOVA

Tarih, Sakinlik, Korunaklılık ve Güzelliği ile Eşsizlik.

Haber & Fotoğralar:Levent ÇELMEN
Haber Tarihi:20-03-2019 21:53
Son Güncellenme Tarihi:20-03-2019 21:53

width=900

Değerli Deniz Severler

Yaz sezonunun açılmasına çok az bir süre kala, teknelerimizi hazırlamaya ya da kiralama yapacaksak araştırmalarımıza  başladığımız günlere girdik.

Deniz turizmi için ülkemizin bilinen bölgelerinden KEKOVA Bölgesini tanıtmak ya da tekrar hatırlatmak istiyoruz sizlere.

Antalya Bölgemiz içindeki bu muhteşem mevki hem tarihi, hem doğal güzelliği, korunaklı lığı, hem de iklimi açısından deniz turizminin dünyada örneği az bulunan mevkii.

width=500   width=500

Kış aylarında bile ılıman iklimin hakim olduğu KEKOVA da yaz sezonu ortası oldukça sıcak geçmekte.

Bu sebeple seyir tavsiyelerimizde; KEKOVA bölgesi için sezon başını önermekteyiz.

İklimi, sakinliği ile gerçekten güzel günler geçirebileceğimiz bir bölge.

Yaz ayları ortasında, günübirlik turların fazlalaşması ile sistemimiz içinde rehberlik yaptığımız 11 koyun çok azından yararlanabilirsiniz. 

Ama sezon başı ve sonunda hepsinden.

width=500   width=500

Kaleköy başta olmak üzere bir çok koyda karada ve sualtında tarihi batıklar mevcut.

Çok korunaklı koyları olduğu gibi, günübirlik yararlanabileceğimiz mevkileri de var.

Tüm bu koyların bilgilerine, görsellerine;

https://www.coastguidetr.com/tr/korfez/1102/kekova-antalya-korfezi-arasi

sayfasından ulaşabilirsiniz.

width=600

Bölgedeki tek ikmal merkezi Üçağız. 

Üçağız önlerinde rahatlıkla alargada kalabilir ihtiyaçlarınızı buradan karşılayabilirsiniz.

Şirin sokakları, rengarenk restoranlar, sokak aralarındaki tarihi kalıntıları ile mükemmel bir yer.

Daha önceleri restoran önlerindeki ahşap iskelelerin yerine Marinet tarzı bir yapı almış.

width=500   width=500

Güvenlik açısından, transfer açısından uygun görünse de estetik açıdan bu köye hiç yakışmamış, otantik havasına aykırı bir teknik görünümde.

Böyle bir ihtiyacın karşılanacağı yerin, köyün önlü olmaması gerekirdi bizce.

Tüm Türkiye kıyılarını devamlı gezen, ikmal yapan bir denizci olarak söyleyebilirim ki burada bulunan büyük bir marketin denizcilere servis veren en kapsamlı, en uygun fiyatlı market olduğunu söyleye bilirim.

Dileriz zaman içinde bu politikasını bozmaz.

width=500   width=500

KEKOVA çekimlerimizi yaparken bölgede yaşayan, turizm hizmeti veren simalarla da konuşup, bölgenin tanıtılmasına katkılar aldık.

Onların gözlerinden, dillerinden de anlatalım istedik KEKOVA yı.

İlk olarak senelerdir Üçağız’da restoran işletmeciliği yapan Hasan Yazır’la konuşalım dedik.

Hasan, uzun yıllar profesyonel kaptanlık yaptıktan sonra bu restoranını açmış. 

Eşiyle evlatları ile bir aile işletmesi sıcaklığında turizme omuz veriyor.

width=500

HASAN YAZIR

“56 yaşındayım. Doğma büyüme buralıyım. Akdeniz Üniversitesi Turizm Bölümünü bitirdim. Kaptanlık yaptım uzun yıllar. 

35 yaşımdan beri de mülkü kendimize ait olan restoranı eşimle birlikte işletmekteyiz.

Mesleğimiz çok güzel. Yeni yeni insanları tanıyoruz. 

En büyük zenginlik bu.

Kızlarımız da okul tatillerinde bize yardımcı oluyorlar ve dil öğreniyorlar.

Seneler önce restoranlarımızın önünde ahşap iskelelerimiz vardı ve yelkenli tekneler yanaşırdı. Çok güzel günlerdi. Daha sıcak, samimi günler.

Sonra burası Sit alanı olduğundan, zamanın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tahta iskeleleri yıkıtırıp bu gördüğünüz Marineti yaptırdı.

Bu yapılanın doğru olup olmadığı, bu ortak alanın bakımlı olup olmadığını zaman gösterdi.

Günübirlik ve haftalık tur yapan tekneler buradan transferlerini gerçekleştiriyor. 

Çok geniş bir coğrafyadan karayolu ile transferler yapılmakta buraya.

Burada karayolu ulaşımı yok denecek kadar az.

Günübirlik tur yapan teknelerle çok kalabalıklaştı Üçağız. 

Bu da yelkencileri uzaklaştırdı.

Koylar ayni koylar ama seneler önce daha güzel, daha temizdi. 

Ticari teknelerin burada yeterli para kazandığını sanmıyorum. Pasta çok bölünüyor.

Artık her şey turizm şirketlerinin elinde.

Tekneciler kooperatif kursalar daha ekonomik olur yararlanana, daha karlı olur çalıştırana.

Koylarda denizcilik kuralları bir tarafa itilmiş kalabalıktan. Telsizden bir birlerine “Çoban” diye seslenenlere de şahit oluyoruz.

Kardaki ses kurallarını da denizde geçerli olmaması, müzik diye gürültünün yayınlanması çok üzücü.”

width=500   width=500

Teknelerin transfer saatlerinde kara minibüslerle, Marinet kalabalıkla dolup taşıyor. 

Keşke “başka bir tarafta inşa edilse idi” diyor insan.

İskelede turunun hazırlıklarını yapan bir kaptanla söyleşiyoruz. Konukları nerelere götürürsünüz, neler yaparsınız diye. 

“Rambo” diye hitap edilmesini istiyor kendisine.

E ne diyelim bizde, anlat bakalım Rambo.

width=500

RAMAZAN ALİÇAVUŞOĞLU(RAMBO)

Buranın yerlisiyim. Benim ismimden burada 40 kişi bulabilirsiniz ama Rambo değince bir tek beni gösterirler.

Kekova Körfezinde sezon Mayıs-Ekim arası çok iyidir.

Kışın teknelerimizi buradaki 200 çekme kapasitesi olan çekek yerine alırız.

Koylara turlar Çayağzı ve Üçağız ‘dan yapılır. Farklı rotalar vardır.

Tekne müşterileri az. Kooperatif olmak için çok uğraşıldı ama başarılı olunmadı.

Bu müşteri talebi ile de biraz gerçekleşti.

Yoğunluk iki ay. Onun dışında sakindir.

Şimdi denize daha bilinçli sahip çıkmaya çalışıyoruz.”

width=600

Günlük tur tekneleri gereksiz fazlalığı sorunu tüm kıyı beldelerimizin bizce kanayan yarası.

Makina-ekipman, ağaç.. 

Yanaşılan yerlerdeki işgaliye. Bekleyen, boş duran ve her yıl bakımı yapılması gerekli o güzel tekneler.

KEKOVA Koyları sadece teknelerle gezilir sanıyorsak, yanılırız. 

Merkezi Kaş’ta bulunan bir işletme KEKOVA Koylarında da Kano turları yapıyor.

Dediğimiz gibi iklim ve deniz çok müsait. Hem spor, hem gezi dersek seçenek hazır.

Deniz Kanosu ile KEKOVA  Turlarını genç rehber Oğuzhan’a sorduk.

width=500

OĞUZHAN DURMUŞ

“Zonguldaklıyım, 26 yaşındayım. 15 yaşından beri deniz kanosu yapmaktayım.

Bu bölgede tarihi alanlar, batık şehir olduğu için turlar düzenlemekteyiz.

Çok korunaklı koylar var.

Klasik turumuz 3 saat sürüyor. Uzun tur 6 saat. 

Bu turlarda Kaleköy’de yemek te veriyoruz ya da kumanya ikmali ile devam etmekteyiz.

Tüm yıl servis veriyoruz ama nisan ortasında yoğunluk başlıyor.

Müşterilerimiz  İngiliz ve Fransızlardı ama azaldı. Yavaş yavaş Türk müşteri de arttı ama ne yazık ki mantalite farklılığı aşılamıyor.

Bu güzel etkinliğe “Sıcakta kürek çekeceğim bir de üstüne para mı vereceğim” mantığıyla bakıyorlar.

Ama yavaş yavaş artmaya başladı.

Mesela bu günkü tura katılan Türk gurup, 3 günlük bir paketle tüm Kekova Koylarını kürekle gezecek.

Denizimiz, tarihimiz, koylarımız bu kadar güzel. 

Diğer yabancı ülkelere göre çok farklı ve üstün. Yeter ki kıymetini bilelim.”

width=500   width=500

 Evet “Yeter ki Kıymetini Bilelim” manşet bu. 

Farklı gelişlerimizde değişik tecrübeler yaşıyoruz bu bölgede. 

Bazı koylara ne yazık ki tur teknelerinin çalışma saatleri için girmeniz mümkün değil. Girseniz de huzurlu bir demir yok.

KEKOVA Koylarının en bilineni Kaleköy.

width=900

Tepedeki kalesi, bir birinden şirin küçük evleri, rıhtım lokantaları, daracık dik sokakları ve ahşap iskeleleri.

İskelelere yanaşmayıp, köy önünde demirleyecekseniz çok dikkatli olmanız gerek.

Durup dururken çıkan, aniden gelen sağanaklar demirinizi güç duruma sokabilir. 

Ayni şekilde iskelelere de bağlı iken bordodan esen rüzgarlar rahatsızlık verebilir.

Kıyıdan dik ve dar sokaklardan yukarıdaki kaleye çıkıldığında tüm Kekova ayaklarınızın altına serilir artık.

Sit alanı yasak uygulamaları bu bölge halkının sıklıkla karşı karşıya kaldığı bir sorun. Köye çivi çakmak yasak.

Kalenin restorasyonu tamamlanmış.

width=500   width=500

Bir iskelenin üstünde şirin bir işletmeye gidiyoruz. 

Aşağı kuş bakışı bakarken sahibi ile söyleşiyoruz.

width=500

HASAN TAKIR

“Doğma büyüme buralıyım, Cennetteyim. 

Kaleköy’ümüz de bir restorasyonda yok ama korunuyor.

Yabancı yerine zaman içinde müşteri ağırlığımız yerliye kaydı.

İskelemize tekneler bağlanıyor ama bu mevki çok güvenli değil. 

Yaşam, eğitim sıkıntımız hala devam ediyor. 

Sit alanı olduğu için çivi bile çakılamıyor bölgede.

Okul yok. Çocuklarımız her hava koşulunda tekneyle Üçağız’a, oradan Demre’ye gidiyorlar. Okul bitiminde tekrar dönüyorlar evlerine.

7 yaşında birinci sınıftaki çocuğun durumunu düşünün yağmurda fırtına da. Bu çile.

Kalemiz restore edildi ve çok güzel oldu.

Haziran, temmuz ve Ağustos ayları sıcaklığı dışında cennetteyiz diyebilirim.”

width=500   width=500

Evet “Cennet”.

Bölgede korunaklı koyların başında GÖKKAYA LİMANI geliyor.

https://www.coastguidetr.com/tr/koy/110217/gokkaya-limani

width=500   width=500

365 gün demirde kalsanız rahatsız olmazsınız. Yanındaki BUZAĞLIK ve ÇAMLIK koyları yanlızlığı tercih edenlerin sığınağı.

https://www.coastguidetr.com/tr/koy/110220/buzaglik-koyu

width=600

https://www.coastguidetr.com/tr/koy/110219/camlik-koyu

width=600

Bölgenin açık denize bakan koylarında KARALOZ korsan barınağı gibi. 

https://www.coastguidetr.com/tr/koy/110218/karaloz-koyu

width=600

Bölgede iskelesi olan tek koy, SIÇAK KOYU.

https://www.coastguidetr.com/tr/koy/110210/sicak-koyu

width=500   width=500

O da körfezin batısında yer almakta ve tarihi alanlara sırt vermekte.

Tarihi alanlar ile ilgili bilgilere yine sitemizden ulaşmanız mümkün.

Pruvamız SIÇAK KOYU’na düşünce koylardaki tek restoranın sahibi ile konuşalım istedik.

O ne yapar, nasıl yaşar, onun gözleri burayı nasıl görür?

width=500

RAMAZAN KAPLAN

“1956 yılında burada doğumdum. 

İlk olarak senelerce çobanlık yaptım. 110 kilometre uzaklara, 1.900 metre rakımlara çıkardık. Buz gibi yerlerdi. Oralarda yer kalmadı sonunda, yaylalar elma bahçeleri oldu.

Çobanlığı bitirip buraya turizm yapmaya geldim 30 sene önce. Hala da faaliyetteyiz.

Cips ve salatamla ünlendim, müşterilerimiz çok memnundur.

Fiyat politikamda çok uygundur.

İskelemin 3 metre derinliği vardır ve bedelsiz yanaşılır. İsteyenlere tankerle su getiririm.

Önce oğlumu kalpten sonra eşimi kanserden kaybettim, kızlarım evlendi şimdi tek başıma yaşamaktayım. 

Burada Sit Alanı uygulamasından dolayı tuvalet ve su sıkıntısı çekmekteyim.

Su olmayan yere müşteri gelmiyor. Kuyu kazamıyoruz, tank koyamıyoruz. Şikayet ediyorlar, belediye ceza yazıyor.

Elektriğimiz yok. Güneş enerjisi ile bu işi çözümlemeye çalışıyoruz ama bu da çok sınırlı. 

34 adet panel, 16 adet aküm var ama soğutmaya zor yetiyor. 

Güneş bitti mi elektrikte bitiyor.

İkmalimizi Üçağız’dan yapıyoruz. Ayni şekilde suyu da oradan para ile satın alıp buraya getiriyorum.

Bundan 20 sene önce Kekova gariban bir yerdi. Su elektrik yoktu. Önce Demirel su getirdi ardından Özal’da elektriği.

Turizm gelişmeye başladı.

Burada zaman içinde doğal yaşam biraz öldü. 

Körfezi temiz tutmuyor kullananlar.

Körfezde tur yapan ticari tekneler üç dört guruba ayrılmış, farklı fiyat politikaları uyguluyorlar. 

Dengeyi sağlayamıyorlar.

Halkımız sevecendir.  

Güzel 2 marketimiz var, biri çok büyük.

Su bölgenin en büyük sorunudur. Borularla Üçağız’a 110 km. Mesafeden gelir ve yetersizdir.

Dağdan gelen suyu, yol üstünde tarım arazilerinde patlatıyorlar. Bunu devlet önleyemedi. 

Yaylanın güzelim suyu buraya gelene kadar zehir gibi oluyor. Boruların mutlaka değişmesi, genişletilmesi Gönbe’den gelen suyun direk buraya gelmesi gerekiyor.

Denizlerimizde normal balıkçılara av yasağı var ama zıpkıncılara yok.

Balıklar azaldı. Zıpkıncılar gece gündüz balık vurup, Antalya restoranlarına balık satıyorlar.

Sahil güvenliği atlatıyorlar. 

Denizlerimizi mutlaka korumamız gerekiyor.”

width=500   

Gerçekten de öyle. Denizlerimizi, koylarımızı korumadan söz etmişken. Bölgede karşılaştığımız bir olayı sizlere aktarmak istiyoruz.

Gökkaya Limanı mevkiinde gece demirdeydik. Ayni gece önemli bir futbol karşılaşması vardı. 

Tek tük teknelerden gecenin karanlığına maç anlatımları yansıyor, gollerde sesler daha da yükseliyordu.

Belli bir süre sonra maç bitmiş ki bir gulet teknesinden coşku ile fişekler atılmaya başladı.

Sanırız kullanım süresi dolmuş fişeklerin emekli oluşları maçın coşkusuna denk geliyor.

Çok tehlikeli sahneler. Hava aydınlanıyor zaman zaman. Renkli fişekler kah denize düşüyor, kah orman üstünde sönüyor ve de bazı tekneleri tehdit etmeye başlıyor.

Şaşkınlık içindeyiz.

Pervasızlığın derecesini ölçmek mümkün değil.

Müdahale etsek, nelerle karşılaşacağımız bilmiyoruz.

Ne yapalım diye düşünürken. Birden karanlıkta teknenin yanına ışıksız gelen Sahil Güvenlik botu gördük.

Birden yanar dönerlerini o anda açıp, şıp diye bordalamaz mı.

Sessizlik, sessizlik.

width=600

Tüm tekneler bu sakin, ıssız koylarda yalnız olmadığımızı anlamış, SG duyarlılığına ve müdahalesine gururla şahit olmuştuk.

Ertesi gün Üçağız’a rota tutup SG karakoluna tek tek uğrayıp, teşekkürlerimizi ve tebriklerimizi iletmiştik.

Evet sezon yaklaşıyor.

Orda bir KEKOVA var. 

İyi Seyirler.

width=900