KÖRFEZ
Seçiniz...
KOY
Seçiniz...
MARİNA
Seçiniz...

GİTTİ MAVİ KART GELDİ DAU

Al Takke Ver Külah

Haber & Fotoğralar:Levent ÇELMEN
Haber Tarihi:24-04-2020 20:40
Son Güncellenme Tarihi:24-04-2020 10:43

Değerli denizciler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan ve aksaklıkları sebebiyle yoğun eleştirilerimize hedef olan

MAVİ KART uygulaması yürürlükten kaldırıldı.

Atık toplama işlemleri, yapılan değişiklikle Denizcilik Atıkları Uygulaması(DAU) adı altında yürürlüğe devam edecek.

DENİZ TİCARET ODASINDAN ÜYELERİNE...

Konu ile ilgili duyuruyu da Deniz Ticaret Odaları tüm üyelerine bildirdi;

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca gönderilen 10.04.2020 tarihli yazıya istinaden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Denizcilik Genel Müdürlüğü

tarafından Odamıza gönderilen 14.04.2020 tarihli Ek'te sunulan Denizcilik Atıkları Uygulaması yazısı ve ekinde yer alan "Denizcilik Atıkları

Uygulamasına geçiş̧ Hakkında Esaslar" hakkındaki yazı ile; Gemilerin faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların yönetiminde, sahada yaşanan

sorunların giderilmesi, sistemlerin iyileştirilmesi ve bürokrasinin azaltılması amacıyla Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) ve Mavi Kart Sistemi

(MKS) uygulamalarının tek bir çatı altında birleştirilerek "Denizcilik Atıkları Uygulaması(DAU)" olarak geliştirildiği, DAU'nun pilot

uygulamasına 10.02.2020 tarihinde İstanbul ve Kocaeli illerinde geçildiği, 01.05.2020 tarihi itibariyle ise Gemi Atık Takip Sistemi ile eski

Mavi Kart Sistemi'nin kapatılacağı ve tüm illerde DAU Uygulamasına geçilmesine karar verildiği belirtilerek, Denizcilik Genel

Müdürlüğü’nün yazısı ekinde gönderilen "Denizcilik Atıkları Uygulamasına Geçiş̧ Hakkında Esaslar" çerçevesinde iş/işlemlerin yürütülmesi

istenilmektedir.”

Evet duyuru böyle.

   

DAĞ FARE DOĞURDU

Peki biz amatör için var mı bir değişiklik? Olumluya gidiş? Sorunlarımıza 

çözüm?

Var ama olumlu anlamda dağ fare doğurdu diyebiliriz.

Bu uygulama ile; 

Yıllardır çalışma problemi yaşanan Gemi Atık Takip sistemi (GATS) ve Mavi Kart Sistemi(MKS) tek bir çatı altıdan toplanıyor.

Tüm tekneler işlemlerini bundan böyle barkodla yapacak. 

Mavi kartı olmayan tekneler ücretsiz barkod numarası alacak. 

Mavi kartı olanlar kartlarındaki seri numarası ile işlem yapacaklar.

Böylece kart taşıma zorunluluğu yerine barkod numarasını bilme zorunluluğu geliyor.

Tüm atık alımları da bu esasa göre gerçekleşecek.

Bu sayede, Mavi kart bulundurma zorunluluğu ortadan kalkarak çok sıkıntı yaratan kart bulundurmama cezası da kesilemeyecek.

Sisteme geçişte tekne sahiplerinin tek yapacağı şey, barkod numaralarını bilmek, yoksa almak.

Atık alımı yapan tesisler de sisteme geçiş alt yapılarını hazırlayacaklar.

Duyuruda, sistemin çalışmaması durumunda devreden kalkan Ek-4 ve Ek-5 formlarının tekrar kullanılabileceği ifade ediliyor.

Bu formlar, gemi ve teknelerdeki atık alımlarının tutanakla belirlenmesi idi.

Peki, uzun sure karada kalan yada seyirlere ara veren teknelerin denize çıkmadan önce boş tanklarını tekrar boşaltılması saçmalığına

çözüm yok.

Bu arada hatırlatmakta fayda var, 

Sahil Güvenlik sisteminde uzun zamandır tekne ismine bakarak teknenin mavi kartının olup olmadığı, ne zaman atık verdiği görülmektedir. 

Yani bir Sahil Güvenlik teknesi uzaktan tekne adına bakarak kontrol yapabilir.

MAVİ KARTTAN ÖNCE

Bir hatırlatma daha;

Mavi Kart sistemi çıkmadan önce Alanya Belediyesinde benzer barkod sistemi uygulamaktaydı. Mavi Kart uygulaması çıkınca durduruldu.

Hatta Alanya Belediyesinin ticari günübirlik teknelere uyguladığı çip sisteminde teknenin atık tankı çıkışına bir çip yerleştirilerek her gün tura

çıkan tekneler kişi sayısına göre barkodla okunup seyir izin belgesi verilmekteydi. 

Denize deşarjda kontrol altındaydı. Deşarjın yapıldığı mevki bile tespit edilebiliyordu

Örneğin; teknenin atık tank kapasitesi 200 kişilik  ise, günlük 50 kişi ile seyire çıktığında 4. Gün barkod okuma sisteminde 200 kişinin

dolduğu ve teknenin atık vermeden seyir izin belgesinin verilmeyeceği uyarısı geliyordu.

    

Yerleşim yerlerinden arıtılmadan denize dökülen atıklarının engellenmesinde bir yaptırım var mı bilemiyorum.

Arıtma var mı, var. 

Arıtmayı gerçekten yapıyor mu?

Denizlerde gezen, dalan biri olarak, yok diyorum ve bu  mış gibi uygulamalara  isyan etmeye devam ediyorum.