KÖRFEZ
Seçiniz...
KOY
Seçiniz...
MARİNA
Seçiniz...

URLA İSKELE

İzmir Körfezi

Haber & Fotoğralar:Levent ÇELMEN
Haber Tarihi:26-11-2017 01:53
Son Güncellenme Tarihi:26-11-2017 01:53

   

Değerli okurlarımız bu yazımızda sizleri Ege Bölgesinin incilerinden Urla’ya götürmek istiyoruz. Daha doğrusu Urla İskeleye. Bildiğiniz gibi Urla merkezi denizden biraz uzak ama gideceğimiz İskele mahallesi denizle iç içe.

   

Muhteşem bir barınağa sahip. Urla Su Ürünleri Kooperatifi işletiyor ama neredeyse balıkçı kadar yelkenci de yararlanıyor barınaktan. Mükemmel ofisleri, mezat alanları, pedastalları, sağlıklı tonozları ile bir yaşam merkezi.

   

Tüm denizciler gerçekleştirdikleri deniz içerikli organizasyonlar ile iç içe yaşıyorlar. Dostluk yarışları, şenlikler, balık turları. Hepsi güzel eğlenceler ile tamamlanıyor. Sadece erkekler yok bu barınakta, kadınlarda tekneleri ile ilgili.

   

Barınak içindeki bir birinden güzel lokantalar, tarihi dokuyu bozmadan işletmelerini sürdüren otel ve diğer merkezler barınak kenarına dizilmiş. Urla denizle öyle iç içeki Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi de burada bulunuyor. Hatta tatbikat tekneleri rıhtıma bağlı.

Ara sokaklarda bir birinden güzel taş evler, sanat ve sanatçı mekanları. Bir çok ünlü denizci, sanatçı yaşamış bu beldede. Yorgo Seferis, yakın tarihimizde Tanju Okan. Kimi doğmuş kimi göçüp gelmiş buraya.

  

En sıcak günlerde bile rüzgarı eksik olmaz. Karaburun Foça arasından İzmir Körfezine girerken kuzeyli rüzgarlar ilk olarak Urla’ya uğrar.

İzmir Körfezinin kirlenmesi ile tehdit altında olan Urla denizi, ıslah çalışmalarından sonra temizliğin görüldüğü ilk mevkiler oldu.

Su, barınak içinde tanım yerindeyse cam gibi artık.

Çevre adaları, yelkene müsait rüzgarı, balık çeşitliliği ile denizden yararlanmak isteyenler için nimet.

Yamaçları, dağları zeytin ağaçları ve çamlarla kaplı.

Kontrol altındaki yapılaşma ile tarlalar yerinde, çiçek bahçeleri yerinde duruyor. Yüksek binalar yok.

Türkiye’nin en büyük ve prestijli yaşlı bakım evleri bu bölgeye kurulmuş havası ve ulaşımı için.

Yaşayanlar, Urla’yı tercih edenlerle de konuşalım istedik. Neden tercih ettiler, ne aradılar, ne buldular, kararları doğru muydu?

   

İlk olarak son yıllarda yaşamını Urla’da sürdüren opera sanatçımız Hakan Aysev’i bulduk. Aysev, Urla’ya yerleşmiş. Yerleşmekle kalmayıp muhteşem bir sanat merkezi açmış Urla İskeleye. Kendisini son derece dinamik, sağlıklı ve enerji içinde bulduk sanat merkezinde.

   

HAKAN AYSEV

“Ben İstanbul gibi dünya incisi bir yerde yaşadım senelerce. Bu şehirde insanların zamansızlık, ilgisizlik paylaşımsızlıkları sosyal sıkışıklık oluşturdu bende.

Bir gün 20 dakika sürmesi gereken bir yolu, 2,5 saatte alıp konsere son saniyelerde yetişince, Hakan Kendine Bunu Yapma Artık. Dedim ve senelerdir Urla’ya yerleş diye ısrar eden arkadaşımı arayıp, kararımı verdiğimi söyledim.

24 saat içinde Urla’ya gelip önerdikleri evi beğenip aldım.

Hemen İstanbul’a dönüp, evimi satılığa çıkardım.

Tüm bunlardan bir ay sonra tamamen Urla’daydım.

Urla tesadüfen seçtiğim  ama yaşadıkça bu kararımın doğru olduğunu gördüğüm bir belde.

   

Her yer sit alanı, yapılaşma son derece kontrollü. Çarpık yapılaşmaya izin vermeyenler, bunu bir misyon haline getirmiş.

İnsan ilişkileri gerçek, içten.

Eski Ankara, İstanbul havası var ilişkilerde.

Buraya yerleşeceğim zaman dostlarım emekli olacağımı zannettiler. Yanıldılar.

İzmir Operasında, İstanbul Operasında oynuyorum.

Ülkemizde ve yurt dışında bir çok konserlere katılıyorum.

Kayıt çalışmalarım durmaksızın devam ediyor.

Urla’da yaşamamdan dolayı işlerimde hiç bir aksama olmadı.

İzmir Adnan Menderes Havalimanı yakın. Bu sebeple Urla’dan her yere 3 saatte ulaşabiliyorum.

   

Beğendiğim bu beldeye kök salmak istedim.

Sanatçı olarak neler yapabilirim, bu güzel yerde elimi hangi taşın altına sokabilirim diye düşündüm.

Sonunda bu sanat merkezini açtım. Sanatı tutku haline getirenleri, eğitimden geçmek isteyenlere bir sanat kapısı açtım. 

Dostlar bu karar için neden Alsancak ya da İstanbul değil diye ısrarla sordular.

Ben de ısrarla Urla’ya açtım.

Kadromuzda branşlarında örnek eğitmenlerle çalışıyoruz.

Ayni zamanda Urla’da yaşayan tecrübeli, tanınmış eğitmenlerimiz derslerimize girip sanatçı adaylarımızı eğitiyorlar.

Urla’nın bana sağladığı enerji ile daha çok üretiyor, daha güzel yaşıyorum.”

Hakan Aysev’den sonra 22 yıl önce buraya yerleşen, diş hekimi Ufuk Tiyanşan’la konuşalım istedik.

Tiyanşan, Urla’yı deniziyle, karasıyla, dağlarıyla yaşayan bir Deniz sevdalısı, Urla aşığı.

UFUK TİYANŞAN

“22 yıl önce 35 yaşında buraya yerleştim. Bu genç yaşta ne yapacaksın oralarda ne işin var dediler. Bende asıl bu yaşta yaşanır buralarda dedim ve geldim.

Dağda evimi kendim yaptım, bahçemi kendim düzenlerim. Domuzların, sincapların yanımıza kadar geldiği doğal bir ortamdayız. Bundan 3 yıl öncesine kadar kalorifer bile kullanmadım, kuzine ile ısındım o zamana kadar.

Hep doğa içinde hep hareket.

2 teknem var. Biri ile İzmir Körfezi ve buralarda dolaşırım.

Muayenehanem Balçova semtinde. Şehir trafiğine, yoğunluğuna düşmeden yaşarım.

Tulrap isimli teknemle sıklıkla balığa çıkarım. Lidaki, mercan avlıyorum genellikle. Maui isimli yelkenli teknemle 3 yıl içinde dünya seyahatine çıkmayı düşünüyoruz Urlalı yelkencilerle.

Urla’da evimde, tabiatın içinde, teknemde bu güzel ve sıcacık barınakta yaşamaktan mutluyum.

Arkadaşım Ümit Karapança’ya bir balıkçı teknesi bile yaptık buralarda.

Çalışmak, tabiatla uğraşmak, iyi insanlarla bir arada olmak insanı mutlu, sağlıklı yapıyor."

Ufuk Tiyenşan’dan sonra 15 yıl önce emekli olduktan sonra buraya yerleşen ressam Hasan Gürsoy’a gittik. Gürsoy çalışmalarını daha önce Yorgo Seferis oteli ve işletmeleri içinde taş bir mekanda sürdürüyordu.

Şimdi bu yapının karşısındaki yeni atölyesinde bulduk.

HASAN GÜRSOY

“15 yıl önce İstanbul’da emekli olduktan sonra Urla’ya yerleştim. O günden beri burada resimle ilgileniyorum.

Urla sanat sokağını, sanat derneğini kurduk. Sanata gönül verenleri bir araya getiriyoruz.

Şimdi Urla iskele mahallesine geldik. Uzun bir müddet Yorgo Seferis’in tarihi mekanında çalışmalarımızı sürdürdük.

Resim, seramik sergileri gerçekleştiriyoruz burada. 

Urla hem sakin hem kültürel bir yer.

Belediye buranın bozulmaması için elinden geleni yapıyor."

Hasan Gürsoy’dan sonra tekrar iskeleye geliyoruz. Bir yelkenli bir de balıkçı teknesi olan deniz sevdalısı Ümit Karapança ile buluşuyoruz.

İyi bir yarışçı, iyi bir balıkçı, Urla sevdalısı.

Kendisini yelkencilerin toplanma konteynırında bulduk.

Balık avı hazırlıkları yapıyordu. Barınağı sorduk. Balıkçı yelkenci ilişkilerini sorduk.

ÜMİT KARAPANÇA

“Bu barınakta balıkçılar yelkenciler iç içe kardeşçe yaşıyoruz. Balıkçı kooperatifinin bizlere bakış açısı çok olumlu.

Yelkenciler olarak ellerimizle bir balıkçı kayığı imal ettik burada. Örnek bir tekne oldu. Hem sağlam, hem estetik hem de denizci. Bu tekne ve yaptıklarımız çok sevildi.

Barınağımız her açıdan güvenli ve marina olanaklarını adeta aratmayacak özellikte.

Burası bir barınak olduğu kadar, bir yaşam merkezi, sosyal bir ortam.

Burada olmaktan, yaşamaktan mutluyuz.”

Ümit Karapança’dan sonra EAYK Komodoru Doktor Akif Sezer ve eşi İlkben hanımı gördük teknelerinin başında.

Burada tanışıp, burada evlenen sağlıkçılara sorduk Urla’larını.

İLKBEN VE AKİF SEZER

“Tekne alırsak Sığacığa yerleşelim dedik.

Sonra Urla’da yelken dersleri almaya başladık.

O zamanlar burayı tanıdık ve sevdik.

Tekne siparişini verirken bu barınağa teknemizi koymak için müracaatta bulunup, sıraya girdik.

3 ay sonra tekne gelirken, yerde açıldı. 2004 yılından beri Urla iskelede bağlıyız.

Biz burada tanıştık ve evlendik. Urla bizim için çok şey ifade ediyor.

Bir çok farklı yerlere gidiyoruz ama sonunda dönüp dolaşıp geldiğimiz sıcak yuvamız; Urla.

   

Urla’da kendimizi farklı ve özel hissediyoruz.

Burada kadınlar eşleri ile yarışıyorlar, geziyorlar, balık tutuyorlar.

Haftalık, aylık bir çok denizci etkinliği var.

Urla kadınların denizi sevmesine neden oluyor.

Balıkçılar yelkenciler iç içe. Deniz dostlukları dorukta  Urla denizinde.”

   

Evet, rüzgarıyla, balığıyla, sanat merkezleri ve sevecen insanları ile güzel Egenin Urla’sındaydık.

Önümüzdeki yazımızda bakalım rüzgar bizi nerelere götürecek.

Kalın Sağlıcakla.