KÖRFEZ
Seçiniz...
KOY
Seçiniz...
MARİNA
Seçiniz...

SIĞACIK

İzmir Sığacık Körfezi

Haber & Fotoğralar:Levent ÇELMEN
Haber Tarihi:16-12-2017 01:09
Son Güncellenme Tarihi:17-12-2017 01:09

Değerli  okurlar, bu hafta sizlerle, bazen su altı güzelliklerini, korunaklı koylarını görüntülediğimiz , Zaman zaman yat yarışlarını takip ettiğimiz Sığacığa gidelim istedim.

Yıllar önce denizcilik macerama başlama gayretimi ilk gösterdiğim yerdir Sığacık.

   

Rahmetli babamla küçük bir piyade teknesi almak için gitmiştik Sığacığa. Beğenmedik tekneyi, alamamıştık o zaman. Babayı kaybettikten sonra ona alamadığımız tekneyi, başka yerlerde buldum.

Büyüttüm değiştirdim. Hepsine de babamın adını verdim; “Kemal Bey”. Bunlarla bir çok kez gittim Sığacığa daha Teos marina yapılmadan. Giremezdik barınağa, alargada kalırdık. Sonraki yıllarda alargada kalan teknelerin başlarına gelenlere şahit oldukça şükrettik halimize.

   

Evet rüzgarları sert, onlarca koyu ile Sığacık Körfezini geçip, salyangoz gibi kıvrılıp gireriz Limana. Teos Marinanın yapımını da yakından belgelemiş, açılıştan sonra konaklamış bir tekneci olarak seviyorum Sığacığı.

Dostlar edindim, gerçek arkadaşlarım oldu. Seneler geçip giderken gerek televizyonlarda, gerek yazılı basında bir çok haber yaptım bu güzel yer için. Tek tek o korunaklı koylarını görüntüledim.

   

Yat yarışları içinde bulundum, tüm koşullarını yaşadım. Sıra, burayı yazmaya gelince hangi birini yazacağımı şaşırdım.

Türkiye’de bir beldeye karadan yaklaşırken en güzel yollardan birine sahiptir Sığacık. Hele mandalina zamanı yeşille portakal renginin kontrası arasında uzun ince bir yolu kat edersiniz. Küçük bağ evleri çitler yemyeşil dümdüz bir arazi.

   

Kalesi maskotu gididir tam barınağın yanında. Her yere hakim kalenin duvarları çevrelemiştir eski yerleşim yerini. Şimdi restore edilmiş, bir yağmurda taşan suların mahvettiği konutlar, restore edilmiş ve alt yapısı tamamlanarak, olumsuzluğu tarihe bırakmış Sığacık.

   

Çarşı ortasındaki sarnıca, barınağın içindeki lokantalarına, mandalina bahçelerine kadın el ürünlerini sergiledikleri o şirin sokaklara, balık mezadına gidelim istedik.

      

Çok kısa zamanda popülaritesini arttıran bu beldenin şimdiki durumunu yaşayanlarına sorduk, eğrisiyle doğrusuyla, geçmişiyle günümüzü ve geleceği ile yaşam merkezlerine bakış açılarını.

İlk, bir denizci olarak beldenin marinasına gittik. Marina Genel Müdürü Faruk Günlü, marinasını ve imkanlarını anlatırken, içinde bulunduğu beldeyi ve tarihini de bizlerle paylaştı.

FARUK GÜNLÜ

“Bu bölge o kadar zengin, ziyaretçilerine o kadar çok vaat ediyor ki, bu bölgeye ilk defa gelenler çok şaşırıyorlar. Hatta daha önce keşfetmedikleri için hayıflanıyorlar ve gönülden bağlanıp kalıyorlar.

Sığacık; İzmir merkeze 40 km ve Adnan Menderes Uluslararası Havalimanı’na 50 km mesafede bulunuyor.

Sığacık; Seferihisar`ın 3 km batısında Sığacık Körfezi’nde kuruludur. Teos Antik Kenti uluslararası arkeoloji literatürü içerisinde çok değinilen, hakkında ulusal ve uluslararası yayın bulunan sayılı antik kentlerden biridir.

Sığacık’a yürüme mesafesinde deniz kenarında bulunan Teos; bundan 3 bin yıl öncesine kadar Kuzey İon’un başkenti konumundaydı.

Kurucusu Dioysos’un oğlu Athames olarak bilinir.

Teos’un antik dönemde mimari alan ve ticarette önemli bir yeri vardır.

Teos, bir dönem İon şehrinden huzursuzluk yarattıkları ileri sürülerek kovulan sanatçılara kapılarını açmış, tarihte ilk kez Sanatçılar Birliği’nin kurulduğu bir kent olmuştur.

Uzun yıllar Teos, bir sanat kenti olarak kalmış ve antik çağın önemli filozof ve sanatçılarından şairler, Anakreon, Antimakhos, Epikuros, Nausiphanes, Apellikon ve tarihçi Hekataios Teos’ta yaşamıştır.

İon uygarlığına başkentlik yapan kent, bir dönem Efes ile yarışmıştır.

2016 yılının Ekim ayında Teos Antik Kenti’ndeki kazılarda, tarihte en eski kira sözleşmesi niteliği taşıyan 2 bin 200 yıllık yazıt bulunmuştur.

Hukuki açıdan iki önemli terimin yer aldığı yazıt bunun dışında pek çok ayrıntıya yer vermesi açısından oldukça değerli olup inceleme altına alınmıştır.

Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra Teos; doğal bir liman konumundadır. Ion döneminde Güney ve Kuzey olarak iki limanı bulunmaktadır. 12 İon şehrinden biri olan Teos`a ev sahipliği yapan Sığacık’ın ismi 1521-1522 yıllarında kentin sığınak olarak kullanıldığı zamanlardan kalmadır.

Osmanlı döneminde de Kuzey limanı birçok denizciye ev sahipliği yapmıştır.

Şimdi bu tarihi kuzey limanının üzerinde modern tesis ve hizmetleriyle Teos Marina bulunmaktadır.

Tarihi Sığacık Kalesi, Teos Antik Kenti, Her Pazar günü yöresel ürünlerin satıldığı tarihi kale içinin dar sokaklarında kurulan pazarında İzmir’den, Manisa’dan, Aydın’dan ve Muğla’dan her hafta gelen binlerce müdavimi bulunmaktadır.

Eğer hala görmeyen varsa tepsi tepsi yapılan ev baklavaları, yöresel börekler, yaprak sarmalar, reçeller, yöresel otlar ve doğrudan üreticinin getirip sattığı diğer birbirinden özel doğal ürünler kesinlikle görülmeye, tadılmaya değer.

Sığacık kendi içinde gezip görülecek çok şey barındırıyor olmakla beraber, Çeşme, Kuşadası, Efes Antik Kenti ve Meryem Ana gibi pek çok turistik cazibe merkezlerine 1 saat mesafededir.

Bölgenin genel hava koşulları ılıman, ancak rüzgârlıdır. Yelkenciler için rüzgârı bol bir coğrafyada bulunan Sığacık Körfezi; ülkemiz kıyılarında seyreden yelkenciler için en ideal bölgelerden birisidir. Kuzeyindeki dağlar üzerinden sabit yönde gelen rüzgâr yelken için ideal bir şekilde eserken, dalga kaldıramadığı için yılın her mevsimi yelken yapmak için güzel bir imkan sunar.

Teos Marina’ya teknesini bağlayan yatçılar için, 10 mil mesafede günlük ya da konaklamalı olarak gidilebilecek çok sayıda koylar bulunması, ayrıca plajlara, kaplıca ve sıcak su kaynaklarına yakınlığı en önemli avantajlar arasındadır. Ayrıca yaz aylarında yapılan Samos feribot seferleri ile Samos’a ulaşım 2 saat mesafededir.

Türkiye’nin ilk Cittaslow kenti seçilen ve gelişirken yerel kimliğini koruyan Seferihisar’da Ege’nin sakin ve huzurlu yaşamına kendini kaptırmak ve bu doğaya âşık olmak yüksek bir olasılıktır.   

Teos Marina, çevreci bir anlayış ile elektrik ve su tasarrufu sağlayan sensörlü donanım, organik ve inorganik atıkları ayrıştırma için ayrı çöp kutuları ve çevre dostu ürünler kullanılması ile de takdir ediliyor.

Göztepe Yat Yelken Kulübü işbirliği ile çocuklara denizi ve denizciliği sevdirmeyi amaçlayan yelken eğitimi programları bulunuyor. Göztepe Yelken Kulübü’nün Teos Marina’daki şubesi, Yat Kulübü olarak özel günlerde etkinlikler, söyleşi programları, yarışlar ve yelken eğitimleri organize ediyor. 

Mavi Bayrak sertifikalı marinalardan biri olan Teos Marina, Ulaştırma Denizcilik Haberleşme Bakanlığı’nın yap işlet devret modeliyle inşa edilmiş ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hizmet kalitesi 5 çıpa ile belgelenmiş.

Son olarak, 24 saat kesintisiz su, elektrik, sanitary üniteleri (tuvalet, duş, bulaşık yıkama yeri), engelliler için sanitary üniteleri, çamaşırhane ünitesi, ücretsiz uydu TV bağlantısı, İnternet (Wi-fi), depo kiralama hizmeti,  kapalı garajlar, marina içi ulaşım için elektrikli araç, 207 araçlık otopark, 2 helikopter pisti gibi genel hizmetleri de mevcut.

Teos Marina Kültür Merkezi’nde resim atölyesi çalışmaları, haftanın 7 günü açık resim, el sanatları, seramik, mozaik sergileri, belirli günlerde yoga ve fotoğrafçılık dersleri, resim ve heykel atölye alanı ile sanatsal faaliyetlere katılma imkânı da bulunuyor. 

Teos Marina antik dönemden bu yana kültür ve sanatın beşiği olma misyonunu sürdürerek bir çok etkinlik düzenliyor. Bölgede sosyal yaşam ve alışveriş açısından cazibe merkezlerinden biri olan Teos Marina’nın alışveriş merkezi bölümü ve festival alanı, özellikle yaz aylarında gerçekleştirilen Perşembe Konserleri ile eğlence ve kültürel faaliyetler açısından yatçıların ve bölge halkının keyifli zaman geçirdiği bir alan oluyor.”

Ardından Sığacık yerlisi, yerel yönetimler uzmanı Ethem Turgut ile görüştük. Kendisini beldeye yakın konumdaki sakin arazisinde bulduk. Mandalina bahçelerinin içinde ahşap bir konutta yaşıyor. Ağaçları, hayvanları ile birlikte ailecek yaşamlarını burada sürdürüyorlar. Sığacık tarihini, iklimini ve şu anda sürdürdüğü yaşamı üzerine söyleştik.

ETHEM TURGUT

“Sığacık yerlisi olarak tarihini inceledim. Bilinen gerçek tarihi çok eksik. Tarihi çok eskilere dayanıyor. Sığacık ismi Yunancadan gelen ismin değişmiş hali. “Güzel Kıyı” karşılığına geliyor. Zengin planktonları sebebiyle balıkların yavrulamaya geldiği, delta, dalyan, kum-balçık yapısı ve med-cezirli denize sahip bir bölge. Zamanında ellerimizle balık yakalayabildiğimiz bir yer idi.

Bu topraklarda Perslerden çok çekmiş ve Teos halkı göç etmek mecburiyetinde kalmış.1083-1093 yıllarından kalma filikaların imal edildiği şimdiki karakol altındaki kalıntılar mevcut. Tarihi Selçuklu dönemine kadar gelmekte.

Denizi olduğu kadar havası da muhteşem bir yer. Kışın buraları sonbaharı, yazları da hep ilkbaharı yaşar. Kış aylarında soba yakmak sadece havayı kirletmek demektir. Çünkü ısınmak çok kolaydır. Küçük bir ocak bu işi görebilir.

Ben yerel yönetimler uzmanı olarak 30 yıl çalıştım. Verilen hizmeti algılamayan, fark etmeyen, tepki vermeyen, ya yanınızda ya da karşınızda olup arayı bir türlü bulamayanlar yüzünden atalarımızdan kalan bir bahçede ailecek yaşamımızı sürdürmeye karar verdik.

Betonla doğaya zarar vermeyelim diye eski telefon direklerinin üstüne oturtulan ahşap bir evde yaşıyoruz. Mandalina, nar ağaçları, kazlar, koyunlar, kediler ve köpeklerle yaşamımızı doğal bir şekilde sürdürüyoruz.”

Ardından her sabah kurulan balık mezadına ve barınağa gidiyoruz. En zengin mezatlardan biri. Barınak en dolu barınaklardan biri. Dededen babadan balıkçı Eyüp Ermiş’le ağlarını temizlerken söyleştik.

EYÜP ERMİŞ

“Doğma büyüme Sığacık’lıyım. 7.5 metre teknemle balıkçılık yapmaktayım. Bölgemizde özellikle barbun ve kalamar avlamaktayız. Büyük gırgırların, amatör balıkçıların, dalgıçların, yunus balıkları yüzünden eski balık bolluğundan artık söz edilemez.

Kıyılardaki deniz kirliliği de bunda etkili oluyor. Trol tekneleri kıyıdan 3 mil açıkta avlanmaları gerekirken liman ağzına kadar giriyorlar. Balık yuvaları yok oluyor. Eski balığın ancak 0 unu bulabiliyoruz.

   

Zaman zaman 24 mil açıklara kılıç avına çıktığımız da oluyor. Yunan sularına geçmemeye dikkat ediyoruz.

   

Balık azalınca balıkçılarda zamanla azaldı. Balıkçılar artık tekne turları yapıyorlar.

Doğduğum, büyüdüğüm burayı eskiden daha çok seviyordum. Aşırı derecede kalabalıklaştı. 15 yıl önce kapı kilitlemezdik evimizde. Şimdi ev önüne araba park edecek yer kalmadı.

Yaz aylarında sabahlara kadar müzik sesi var. Eskiyi bilmeyenler için buraları iyi ama mukayese yapabilenler için gidiş iyi görünmüyor. Kıyılara baktığımızda keçi, koyun sürülerini görürdük, şimdi inşaatları.”

Evet, genelde balıkçılar aşağı yukarı Eyüp kaptan gibi konuşuyorlar. Şimdide barınağın hemen yanındaki kale içine, kadınların el hünerlerini sergiledikleri sokaklara gidiyoruz.

Mutlular; üretmekten, satmaktan ve aile bütçesine katkı sağlamaktan.

AYCAN ALTINER

“Bizim buranın en önemli geçim kaynağı denizde balıkçılık, karada mandalina ve zeytin yetiştirmektir.

Seferihisar Belediyesinin projelendirmesi ve İzmir Büyükşehir belediyesinin katkıları ile kale içindeki evler dış görünüm olarak düzenlendi. Daha önceden sorunlu olan alt yapı, sorunsuz hale getirildi. Yeni bir görünüme kavuşan Kale içindeki sokaklarda kadınların el emeğinin de sergilendiği açık hava teşhir yeri oluşturuldu. 

Her Pazar günü burada yöremiz kadınlarının kendi ürünleri bu şirin sokaklarda sergileniyor.

   

Tatlılar, hamur işleri, dolmalar, takılar ve bir çok el emeği ürünler teşhir ediliyor. Değişik yerlerden gelenler bu ürünleri satın alıyorlar.

   

Pazar günleri bu sebeple Sığacık çok kalabalık olur. Sığacık’lı kadınlar bu güzel mekanlarda ürünlerini sergileyerek aile bütçelerine de katkıda bulunuyorlar. Beldemiz bu etkinlikle de anılan bir yer oldu.”

Son olarak kahveler, çay bahçelerinin olduğu bölgeye gidiyorum. Bir yelken hocası ile buluşacağım; Ali Uruşak. Ali hoca seneler önce çoluğu çocuğu toplayıp göç etmiş İstanbul’dan Sığacığa. Eşi resim yapıyor, çocuklar okuyordu seneler önce söyleşi yaptığımızda. Şimdi büyük kız mezun olmuş İstanbul’da çalışıyor. Küçük konservatuvarda okuyor. Hanım resim yapmaya devam. Evi değiştirip denize hakim bir mevkie gelmişler. Sığacık gönüllüsü, aşığı Ali hocayı dertli gördük bu kez Sığacığında. Kalabalıktan, son zamanlardaki uygulamalardan rahatsız olmuş bir çok Sığacıklı gibi.

ALİ URUŞAK

“Slow City projesi sunumunda doğru bir proje olmasına karşın, yanlış uygulandı kanaatindeyim. Belki de vitrindi diyor insan yaşananları görünce. Son beş yılda beton yığınına döndü belde. Tüm bunları istatistiklerden görmek mümkün. 1+1, 2+1 mezarlığı adeta.

Doğanın bu kadar güzel olduğu bir yerin bu hale getirilmesi insanı, özellikle yaşayanları üzüyor.

Sessiz Şehir denildi ne yazık ki ucuz şehir oldu. Kalabalık, ucuz şehir. Örneğin devamlı açık olan gece pazarı var, parkın ortasında, Çin malı ürünlerin satıldığı. Karada durum böyle iken, denizde durum daha da vahim. Eşek Adası satıldı. Bakalım üstüne nasıl bir beton yığını gelecek zaman içinde.

Körfezimiz balık çiftliği merkezi oldu. Kurumu ve işletiminde büyük hatalar yapılan çiftliklerin lojistik desteği barınak dışından yapılmakta.  Her akşam buraya yanaşan 2 tır Afrika Fas kökenli 40-50 ton dondurulmuş tirsi, kolyoz getiriyor. Bu mamulü tüketen çiftlik balıklarının 15-20 ton arasında günlük dışkısı körfeze yayılıyor.

Sığacık eski haliyle kalsaydı daha sevimli, daha sıcak, daha sessiz bir belde olacaktı.

Bundan sonra neler olabilir, düşünmek bile istemiyorum.”

   

Evet, bir Sığacık gönüllüsü olarak söylenenleri kaydediyorum. Biraz buruk, biraz düşünceli. “Gelişmeyi yanlış mı algılıyoruz hep” diye düşünüyorum.

Yeşili yok etmek, betonlaştırmak, mavi suları kirlenmeyecekmiş gibi hoyratça kullanmak bizi nerelere, ne günlere götürecek bilemiyorum.

Ekonominin doğayı bu denli yok etmesini, kısa zamanda gözle görülür bu olumsuz gelişmenin nasıl durdurulacağı düşünüyorum ve içinden çıkamıyorum.