KÖRFEZ
Seçiniz...
KOY
Seçiniz...
MARİNA
Seçiniz...

GÜLLÜK

Bir Zamanların Güvenilir Limanı

Haber & Fotoğralar:Levent ÇELMEN-Osman YÜZBAŞIGİL
Haber Tarihi:21-04-2018 22:24
Son Güncellenme Tarihi:21-04-2018 22:24

Efendim bu yazımızda sizlerle bir zamanların gözde Mavi Yolculuk Rotası diyarı Güllük Körfezi içindeki, Güllük Beldesine gidiyoruz. 

Biz denizciler için bir çok evre geçirdi Güllük. 

Seneler önce sadece demir atabildiğimiz, daha sonraları ticari limanına zorlukla yanaşabildiğimiz, küçük barınağında yer bulamadığımız Güllük ‘de sonunda bir marina kuruldu. 

   

Önceki yıllarda yaptığımız çekimlerde her belediye başkanı beldelerine mutlaka bir marina kurulması gerektiğini söylüyordu. Öyle ya havaalanına bu kadar yakın bir deniz beldesinin mutlaka marinası da olması gerekiyordu.

   

Güllük diyebiliriz ki, Havaalanı, Limanı ve Marinası ile tüm ulaşım olanaklarından en rahat bir şekilde yararlanan bir belde.

   

Tarihinde deniz ticaretinin önemli limanı olmuş. 

Askeri açıdan korunaklı, stratejik bir yer. 

Yat turizminin vaz geçilmez merkezi. 

Hele Bodrum’a olan yakınlığı ile, vazgeçilmez bir belde olması gerekirdi. 

Peki oldu mu, öyle mi? 

Bunun cevabını söyleşi yaptığım dostlarım çok güzel ve detaylı anlatacaklar.

   

Korunaklı, tertemiz, yepyeni Egesu Güllük Marina, 2016 Yılının Eylül ayında faaliyete geçmiş. 350 tekne bağlama kapasitesine sahip. En büyük avantajı; havaalanına 10 dakikalık bir mesafede olması. 

Güllük içinde Liman Başkanlığı ve Gümrük Müdürlüğü olması nedeniyle, denizden yurt dışına çıkış için de en uygun yerlerden biri. 

Karşı kıyıda Port İasos Marina da bu zincire bağlı. Bu sebeple konaklamalar her iki marinada da olabiliyor. 

Pontonlar arasındaki mesafe 50 metre. Manevra açısından kaptanları zorlamıyor. 

   

Güllüğün içinde tüm alış veriş imkanları var. Semt pazarı kuruluyor, balık çok ucuz. Yine marina içinde teknik hizmetlerde veriliyor. Süper market, Marin Market, giriş çıkış işlemlerini yapan bir de acentede mevcut.

   

Güllüğe gelmişken ahşabı işleyip kayıklar, gemiler yapan, yaptıkları okyanusları aşan bir tekne ustasıyla birlikte olalım istedim. 

Ünlü guletlerin ustası, üreticisi Kayıkçı Mehmet usta Güllük ‘de yaşıyor. Tersanesini de burada açmış yıllar önce, üretimlerini Güllük ‘de yapmış. 

Dünyayı denizlerini dolaşan tekneleri üretmiş. 

Bodrum Ahşap Tekneler yarışlarının geçilmez teknelerini, ilk gulet turizminin gurur kaynağı tekneleri üreten  Kayıkçı Mehmet usta ile ahşap işçiliğinin neredeyse unutulduğu bu günlerde Gülük ‘de beraberiz.

MEHMET NAMİ UYAV

“Ben doğma büyüme Bodrumluyum. Üç nesildir bu işi yapmaktayız. Büyük dedem Girit’ten gelmiş. 2.Dünya savaşında Fransızlar Bodrum’u bombaladıklarında, 70 tonluk dedemin de içinde bulunduğu tekneyi de batırmışlar. Dedem karaya çıkmış. Bakir olan bu yeri çok sevmiş ve yaşamaya karar vermiş. Bodrum’da çok ihtiyaç duyulan tekne yapımcılığına başlamış. 

O zamanlar süngercilik, trolcü lük var. 

Yaptığı sünger avı tekneleri ayni zamanda Mısır’a gitmiş. 

Nami dedem, Bodrum’un en eski ustası Mehmet dedemi yetiştirmiş, iki dedemin de ismini almışım.

Ben Güllükte doğdum büyüdüm. O zamanlar deniz yoluyla İngilizler ve Yahudiler zımpara madenini mavnalarla, gemilerle ihraç ederlermiş. 

Belli aylarda buraya gelen ailem bu teknelerin onarımlarını yaparmış. 

O günlerde Milas’a her yerden yol yok. Kazıklının,  Iasos’un insanları da buradaki limandan Milas’a ulaşıyor. 

Güllük ‘ten tüm Ege Adalarına, Ege kıyılarına balık, tütün narenciye, un ve farklı mamuller yollanırmış.

Ailem para kazanıyor ve buraya yerleşiyor. Tekne onarmaya, inşa etmeye devam ediyorlar. 

Üretimlerini gerçekleştirirken tekne yapmaktan değil, donanımlardaki eksikliklerden, Marin işlerinden sıkıntı çekiyorlar. O işleri bilen, anlayan kimse yok bölgede. 

İşte bu işler için bana eğitim aldırıyorlar.

Onların yanında yetiştikten sonra 1976 yılında dedelerimin sanatını icra etmeye başladım. O gün bu gün 44 yıldır ahşap yat işiyle uğraşıyorum.

İlk olarak balıkçı tekneleri yaptım. Sonra teknik resim bilgim sebebiyle büyük guletler yapmaya başladım. 

1993 yılında Türkiye’nin 30 metre boyundaki en büyük Guletini Yeşil Marmaris gurubuna yaptım. 10 kamaralı bu tekne 10 yıl Türkiye’nin en büyük guleti olarak seyir yaptı.

Yaptığım büyük tekneler, Rodos-Marmaris-Antalya arası çalıştı. 

Sonra klasik teknelere merak sardım. Hangi tip tekneyi imal işine girdiysem araştırmalarım sonunda, temelinde tarih içinde belli dönemlerde üretilmiş olduğunu gördüm. 

Modeller oradan kaynaklı idi. 

Onların ana karakterlerini koruyarak içlerine mavi yolculuğa uygun kabinler yaptım. 

Bu teknelerden biri olan KİBELE, 10 yıl Bodrum Ahşap Tekneler yarışlarında birinciliği elinden bırakmadı. 

Ben teknelerin daha çok yelkenle gitmesinden yana olan bir ustayım. 

Güllük merkezinde deniz kıyısındaki tersanemde ürettim bunları. 1993-2006 yılları arasında dünya turları yapan bir çok tekne ürettim. 

Sonunda bir gün Güllük Belediyesi senelerce üretim yaptığımız yerden bizi tahliye etti. Biz de Milas ta denizden uzak Baharlı Köyü’nde 12 metreye kadar tekneler yaptık. Şu anda inşa ettiğim 12 metre boyunda bir tekne var.

Doğduğum büyüdüğüm Güllüğe gelirsek; burada bir dalyanımız var. Dalyanlar, akarsular ile denizlerin birleştiği avlak sahalardır. Bu dalyan, zamanında çok aktifti. Buradan tirhandillerle Yunanistan’a yılan balığı gidiyordu. Bölgemizin yılan balığı çok meşhurdur, kıymetlidir. 

Ben 10 yaşındayken Hollanda tekneleri livarlar içine canlı yılan balığını doldurup ülkelerine götürüyorlardı. 

Ama zaman içinde dalyan korunamadı ve doldu. Derinleştirme yapılamadı. Maliye kiraya verdi işletmecilere. Kiralayanlar ıslahı ile ilgili bir şey yapamadı ne yazık ki. 

Buranın havyarı da çok meşhurdur. 

Tatlı su tuzlu su karışımı ve uygun deniz sıcaklığı ile mükemmel havyarın oluşmasını sağlar. 

İstanbul’da Güllük Havyarı en makbul olanıdır.

Ama ne yazık ki Güllük denizleri için ayni şeyi söyleyemeyeceğiz.

Bu küçük dar yerin, İthalat ihracat limanı olması sulara zarar verdi. 

Güllük, askeri açıdan korunaklı bir mevkidir. 

Buraya zaman içinde Nato iskelesi yapıldı. Kardak krizi Güllük ‘ten yönetildi.

Su sıcaklığımız Golfstrim su sıcaklığı benzeri olduğundan(11 derece) çipura balığı hızlı büyüyüp, pazara erken çıkıyor. 

Eskiden yatçılık merkezi idi körfezimiz, balık çiftlikleri olduktan sonra deniz kirlendi ve Mavi yolculuk bitti. Tüm çiftlikler Sisam Boğazı tarafına taşınacakmış. 

Bu iyi olur, belki eski yat turizm günlerine geri döneriz.”

   

Eski yat turizm günlerine geri dönülür mü bilemiyorum. Onun için güçlü bir iradenin olması gerektiğine inanıyorum.

Pırıl pırıl koyları, o güzel denizleri yok eden anlayışın açık denizlere alınması, faaliyetlerini orada sürdürmesi gerekiyor. 

En derin yerinin 30 metre olduğu bu körfez, ıslah edilmeyen akarsularla zaten kirlenirken, bir de balık çiftlikleri. 

Ne diyeceğimi bilemiyorum artık.

   

Biri Hava kuvvetlerinde Bilgisayar, radar ve muhabere alanında çalışıp yarbay olarak emekli oldu. Diğeri çocuk gelişim uzmanı ve mesleğini sonlandırdı. Onlar çalışma hayatları bitiğinde değil, çocuk yaşlarından beri Güllüğe geldiler gittiler. 

Balaylarını bile burada yaptılar. 

Bir tekne alıp Amerika’dan Güllüğe tek başlarına getirdiler. Hem de 34 feet bir tekneyi. 

Burada yaşıyorlar ve Gülüğü çok seviyorlar.

KAMURAN-SAYGIN MERDİNLER

“1966 yılında Güllük’le tanıştım. Yaz aylarında gelirdik. Bir kaç yıl sonra babam bir arsa aldı ve ev yapıldı üstüne. O zamanlar elektrik su yok. Gaz lambaları ve bahçedeki kuyu ile ihtiyaçlarımızı karşılıyorduk. 

Burayı 2006 yılında elden geçirdikten sonra yaz kış Güllükte yaşamaktayız. 

Evimiz, marinanın yanında, teknemiz tonozda duruyordu. 

Marina yapılınca, marinaya aldık. Evden tekneyi yine görüyoruz.

Şimdi Güllük betonlaştı. 

Buranın alt yapısı, bu yoğunluğu kaldıramıyor. 

Biraz iyileştirmeler yapıldı ama yetersiz. 

Yazın su sıkıntısı yaşanıyor, zaman zaman da elektrik kesintisi. Yaz aylarında nüfus çok kalabalıklaşıyor ve alt yapı yetersiz kalıyor.

Biz tekne sahibi olduğumuzdan, yaz aylarının olumsuzluklarından habersiz denizlerimizde uzun süre seyirler yapmaktayız.

Emekli olduktan sonra, mevcut imkanlar yetmeyince tekrar çalışıp, kazandığımız para ile bir tekne satın almaya karar verdik. 

Bu arada kısa süreli yelken eğitimi aldık Ankara’da. 

Çalışma hayatımızı tamamen bitirince dünyanın her yerinde internetten tekne aradık. 

2004 yılında bu tekneyi Amerika’da bulduk. 

2000 model, 34 feet Hunter. 3 yıl marinada bağlı kalmış. Amerikalı zengin bir iş adamı oğluna almış, fakat oğlu yelkeni sevmemiş. Bu da bize nasip oldu. 

Her şeyi yepyeni, ocağını bile biz çalıştırdık. 

4 ay Amerika’da hem tekneyi öğrendik, hem deniz pratiği yaptık. Daha önce Türkiye’de 3 yıl içinde 12 saat ders almıştık. Amerika’da işi yeniden öğrendik, devamlı denize çıktık,  pratiğimizi arttırdık. 

Sonunda paramız yetmediğinden can salımızı ve rüzgar dümenimizi alamadan teknemizi Türkiye’ye getirmek için 15 Mayıs ta yola çıktık. 

Okyanus geçişimiz, konaklamalarla 43 gün sürdü. Akdeniz’de geze geze seyirler yaptık. Sonunda 24 Eylülde toplam 5 aylık seyrimizi Güllük’te tamamladık. 

Güllüğü çok seviyoruz. Kötü yapılaşmasına rağmen hala sakin,  yavaş yaşamı olan bir kasaba. insanları iyi, yumurta, süt, balık, temiz hava. 

Ömrümüze ömür kattı. Burada yaşamaktan mutluyuz.”

Burada yaşamaktan mutlu olan bir çok kişi var. Osman Beyde onlardan biri. 12 yıl önce aktif çalışma hayatını sonlandırıp, Güllüğe yerleşmiş. 

Çok sevdiği fotoğraf sanatını icra etmeye vakit bulmuş. 

İyi ki bulmuş. 

Bir birinden güzel onlarca, yüzlerce Güllük ve çevresinin anını ölümsüzleştirmiş.

OSMAN YÜZBAŞIGİL

“İstanbul’da ticaret yaparken işlerimi oğluma devredip kendimi biraz erken emekliye ayırdım. Yapmak istediklerim için zaman tanıdım kendime ve doğruca Güllüğe geldim.

Bu karar benim için son derece isabetli oldu. 

Güllüğün tadını çıkarıyorum on yıldır. 

Güllük çok önemli bir yer mi? Hayır. 

Son derece basit, sakin bir balıkçı köyü. 

Mükemmel havası, harika insanları var. 

   

Rüzgarı özellikle yaz aylarında rahatlatıcı ama denizi öğleden sonra dalgalı olan bir yer. 

Boğaziçi denilen bir yeri var ki, mükemmel. Denizin içlere kadar girdiği doğa harikası, kuş cenneti. Flamingoların barınağı burası. Dünyanın elli yerinden gelen kuşların yaşam alanı. 

   

Ben on senedir burada yaşıyorum. Balık üreticilerinin merkezidir Güllük. 

Burada, eskiden beri tutkum olan fotoğrafçılığı yoğun bir şekilde icra etmeye başladım. Çevremizdeki doğa harikası yerleri, ortamları, portreleri zamanı, ışığı, ortamı kollayarak görüntülüyorum. Zamana karşı bir acelem yok. Bu sebeple çektiklerimin güzel olmasını istedim. Bodrum’da ve burada yapılan bir çok sanatsal etkinlikte sergiler açtım. 

   

Güllükte resim, işleme, ebru ve boyama kursları var. 

Sanata çok düşkün ve ilgili halkı.

Ancak Güllük, Milas’a bağlandıktan sonra sanatsal faaliyetlerimiz sayısal olarak düştü. Kontrol artık Milas’ta

Artık İstanbul’a dönmemeye karar verdim. Burada yaşamanın keyfini hiç bir şeye değişmem. 

Burası Bodrum dibi olmasına karşın, mütevazılığını koruyan, fiyatları dengeli bir yer.

Tabi her yerde olduğu gibi buranın da bazı sorunları var. Örneğin suyumuz çok pahalı.

Artık çok az fotoğraf çekiyorum. Bunun sebebi; çektiklerimin ticari amaçlarla sorulmadan kullanılması. 

Bu çok acı. Artık deklanşöre çok az basıyorum.”

   

O güzel enstantanelerin sahibinin yanından dünyanın diyebilirim ki her noktasını gezmiş, her yerine uçmuş, yıllarını gökyüzünde geçirdikten sonra, mutluluğu denizlerde bulmaya gelmiş değerli bir kaptan pilotun teknesindeyiz. 

Güllüğün havaalanı yakınlık avantajı, yeni marinası bakalım daha kimleri çekecek buraya..

ASAF BORA

“Çocukluğum İstanbul Sarıyer’de geçti. Denizle iç içe. 

Babam 2 metre boyunda bir sandal almıştı bana. Her şeyim oydu. Sonra hayat kavgası başladı. 

Askeri okula girdim, kara subayı olarak göreve başladım. 

Sonra Pilot oldum. 

Ancak 1988 yılında silahlı kuvvetler bünyesinden ayrılıp sivil havacılığa geçtim. 

Önceleri uçuş mühendisi sonra uzun yıllar pilot olarak görev yaptım. 

Farklı tiplerde uçaklarda 21.000 saat civarında uçuş yaptıktan sonra THY Genel Müdür Muavini olarak altı buçuk yıl idari görev icra ettim. 

Havacılığı emekli olup sonlandırınca, denize zaman buldum.

Denizcilik, havacılıkla meslek olarak bir birine çok benzer. Navigasyon, sistemler, emniyet kuralları, doğa koşullarına tabi olma ve inatlaşmama. 

Bir tek sürat farklıdır ikisi arasında. Yadırgamadan denizciliğe geçtim.

Hayatımın ilk 25 yılı karada, 37 yılı havada, şimdide denizde geçiyor. 

Denizciliğin ruhunu seviyorum. 

Gerçek denizcilerle iletişimde olmak istiyorum. 

Her kes bir birinden bir şeyler öğreniyor. 

İyi tecrübe diye bir şey yok. 

Her kesin bir birinden farklı tecrübeleri oluyor.

Kalamış Marinadan 4.5 sene önce Güllüğe geldim. 

Bodrumun diğer beldelerine göre geri kalmış ama gelişmeye müsait. 

İyi bir belediyecilik anlayışı ve balıkçı kasabası havası bozulmazsa çok iyi bir yer olur. 

Marina avantajı var, havaalanı benim için çok önemli ve yakın. Güllük çıkışla seyirler yapmaktayım.” 

   

Efendim burada doğanı, sonradan yerleşeni ve kalmayı düşünenleriyle Güllük dosyamızı kapatıyoruz. 

Daha iyi bir yapılaşma, kirletilmeyen bir denizi ile görmek istiyoruz bu kadar güzel, önemli ve stratejik beldeyi.

Kalın Sağlıcakla.